TMMOB üyeleri “Savaşa hayır barış hemen şimdi”

tmmob 3

TMMOB 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nde alanlarda “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sesleri yankılandı. 30’dan fazla kent merkezinde alanlara çıkan mühendis, mimar ve şehir plancıları AKP iktidarının izlediği savaş ve kaos politikalarını protesto ederek akan kanın bir an önce durdurulmasını istedi.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu’nun öncülüğünde Heykel Atatürk Anıtı önünde biraraya gelen mühendis, mimar ve şehir plancıları, Türkiye’nin zor bir sürecin içinden geçtiğine dikkat çekerek, toplumsal barış ve gelecek adına kaygı duyduklarını ifade ettiler.

TMMOB Bursa İKK Sekreteri Remzi Çınar tarafından okunan ortak bildiride; TMMOB tarihinde önemli bir yeri olan 19 Eylül 1979’taki iş bırakma eyleminin yıldönümünün 2011 yılından bu yana “19 Eylül Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Dayanışma Günü” olarak kutlandığı hatırlatıldı.

Her 19 Eylül’de yapılan açıklamaların içeriğinin Türkiye’nin sorunlarıyla beraber ağırlaştığına dikkat çekilen açıklamada, “Ülkemiz, 7 Haziran seçimlerinden bu yana Saray merkezli bir irade ile Parlamentonun ve Anayasa’nın askıya alındığı karanlık bir girdabın içerisine sürüklenmektedir. İktidar hırsı ile gözlerini kan bürümüş olanlar, ağızlarından kan damlayarak toplumu savaşa ve ölüme davet etmektedir” denildi.

“Artık yeter! Daha fazla gözyaşı dökmek, daha fazla tabut taşımak istemiyoruz” ifadelerine yer verilen bildiride, asker, polis, genç, kadın, çocuk cenazelerinin sonunun gelmediği dile getirildi.

‘Ölümleri ayırmıyoruz, acımız ortak’                                     

Ölümleri “senden, benden” diye tasnif etmediklerini vurgulayan Remzi Çınar, “Emperyalizmin kirli savaşında ölen tüm canlar için acımız ortak. Her ölümün ardından, binlerce yıldır birlikte yaşadığımız bu topraklarda toplumsal barış ve geleceğimiz adına kaygı duyuyoruz” dedi.

7 Haziran Seçimleri’nden sonra bunalımın yeni ve üst bir evresine girildiği, bunu da herkesin gördüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Kürt sorununda ‘çözüm süreci’nin bitirilmesi; ölümler ve provokasyonların gündelik olaylar haline gelmesi; PKK’nin tekrar silah kullanma zeminine çekilmesi; Suruç’ta 32 sosyalist gencin katledilmesi; Dağlıca saldırısı, Cizre başta olmak üzere yanıp yıkılmış ilçeler, kentler yaratılması, günlerce süren sokağa çıkma yasaklarıyla oluşan savaş ortamında çocukların da içerisinde yer aldığı onlarca sivilin katledilmesiyle ülkemiz karanlık bir tablonun içine sürükleniyor. Saray, iktidarını korumak için erken seçim, savaş, provokasyon yöntemlerine başvurmaktan çekinmiyor” ifadelerine yer verildi.

Bildiride daha sonra şöyle denildi:

“Yüreğimize her gün bir kor düşerken, ülkemiz hızla bir iç savaşın eşiğine doğru giderken, saraylarında oturanlar, ölen canların üzerinden milletvekili hesabı yapıyorlar. Bu ülke ve bu halk; Saray’ın 400 milletvekili ve diktatörlük hevesleri için adanacak kurban değildir. Bu yüzden bir kez daha sesimizi barıştan yana yükseltmeliyiz. Bu yüzden savaşa inat ‘barış’ demeliyiz.

Sürecin normalleştirilmesi için, Kürt sorununun şiddetten uzak, barışçı, eşitlikçi, demokratik koşullarda ve bir arada yaşam felsefesine uygun şekilde çözülmesi zorunludur. Tüm kesimlerin bu duyarlılıkla hareket etmesi gerekmektedir.

‘Dökülen her damla kan yenilerine sebep oluyor’

Ölümler acilen durdurulmalıdır. PKK koşulsuz olarak silahlı eylemlerine son vermeli, devlet ise operasyonlarını durdurmalıdır. Dökülen her damla kan ve yaşanan her ölüm yeni ölümlerin kapısını açmaktadır. Savaş ve şiddet ortamını besleyen, büyüten ve ateşe benzin döken her kim olursa olsun Birliğimiz tarafından şiddetle kınanmaktadır.

AKP faşizmi, savaş ve kaosa karşı toplumsal muhalefetin önündeki en önemli görev; barış dilinin hakim kılınması, ülkemizin içinde yer aldığı kapitalist cenderenin kırılması ve laikliğin toplumsal hayatın düzenlenmesinde belirleyici olmasının sağlanmasıdır.

TMMOB, bir kez daha güçlü bir şekilde söylüyor; şimdi tam da karanlığa karşı aydınlığı; baskıcı, diktatoryal yönetim anlayışına karşı, özgürlük ve demokrasiyi; ırkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği linç kültürüne karşı, bir arada kardeşçe yaşamayı; savaşa karşı barışı; sömürüye karşı emeği; adaletsizliğe karşı eşitliği savunma zamanıdır. Şimdi tam da, eşit, özgür, demokratik bir Türkiye’de bir arada yaşamı savunma, bunun için mücadele etme zamanıdır.”

TMMOB’nin bu yönde toplumsal sorumluklarını yerine getirmeye devam edeceğinin altı çizilen açıklamada, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla 10 Ekim’de Ankara’da büyük bir miting yapılacağı belirtildi. Açıklamada, savaşa karşı duran barıştan yana herkes “Savaşa İnat Barış Hemen Şimdi! Emek, Barış, Demokrasi Mitingi”ne katılmaya davet edildi.