Birleşik Metal-İş’ten metal iş kolunda yaşanan eylemliliklere dair açıklama

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş son dönemdeki metal işçilerinin yürüttüğü direnişe dair kendi internet sitesinde bir açıklama yayınladı. Açıklamanın metnini sizlerle paylaşıyoruz.

“Başta Bursa olmak üzere çeşitli illerde metal işçileri 2014 dönemi grup toplu sözleşmesinin tadil edilmesi için isyan halindeler.

Sendikamızın konu ile ilgili açıklaması ve gazete ilanı aşağıda yer alıyor.

Açıklamaya geçmeden önce bir kaç noktanın altını çizmekte fayda var.

1) Yasaya göre sözleşmelerin yürürlük maddesi hariç bütün maddeleri tadil edilebilir.

2) Sendika ile MESS arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinde belirlenen hakların dışında haklar işverenlerle işçilerin anlaşması koşuluyla uygulanabilir. Nasıl işverenler sözleşmelere aykırı uygulamaları işçilerin onayını aldık yaftası altında uygulayabiliyorlarsa işçiler de işverenleri razı ederek sözleşmenin üzerinde uygulama yaptırabilirler. Bunun önünde hiç bir engel yok. İşverenlerin sözleşmenin dışına çıkamayız lafı tümüyle yalandır.

3) Üye olmayan işçiler dayanışma aidatı ödemek yoluyla sözleşmeden aynı koşullarla faydalanabilirler.

4) Üyelik ve istifada noter şartı kalktı. e-devlet üzerinde istifa edilebilir. Sarı sendikanın gardiyan olduğu hapishaneden kurtulmak bir tık yakınınızda.

METAL İŞÇİLERİNİN HAK MÜCADELESİNİ SELAMLIYORUZ!

Son günlerde Türkiye’nin ve Başta Bursa’da olmak üzere önemli ve büyük fabrikalarında bir işçi hareketliliği yaşanıyor.

Metal işçilerin bu tepkisi durup dururken olmamıştır.

Bu işçi hareketliliği ile Metal grup toplu iş sözleşmesinin işçilerinin onayı olmadan imzalanan bir sözleşme olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu mücadele grup toplu iş sözleşmesinin metal işçilerini memnun ettiği yalanını açığa çıkmıştır.

Bu mücadele ile hükümetin grevlerimizi yasaklarken diğer sendika üyelerinin isyan edeceği gerekçesinin boş olduğu ortaya çıkmıştır. Grevler yasaklanmış ama diğer sendika üyeleri yine isyan etmişlerdir.

Bu işçi hareketliliği ile grup toplu sözleşme zamlarının düşük ve süresinin uzun olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu işçi hareketliliği ile Birleşik Metal-İş’in grev mücadelesinde ne kadar haklı olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu isyanın fitilini ateşleyen Bosch işyerinde bir dönem önceki grup toplu iş sözleşmesinin üzerinde artışlar sağlayan ücret düzenlemesi olmuştur.

Türk Metal üyeleri, daha önce kendilerine iyi diye yutturulmaya çalışılan sözleşmenin üzerinde zamlar alındığını duyunca, haklı olarak isyan etmişlerdir.

Bosch işyerinin bir dönem önceki sözleşmesinin diğerlerinden yüksek bitmesinin nedeni ise Birleşik Metal-İş’in Bosch işçileri üzerindeki etkisi ve 29 Ocak’ta başlayan grevlerdir.

2012 döneminde sendikamızda örgütlenen ancak MESS, sarı sendika, işveren üçgeninde boğulmaya çalışılan Bosch işçilerinin onurlu mücadelesi örgütlenme anlamında olmasa da ücret artışları açısından başarıya ulaşmıştır.

Burada bir söz de yetki davası devam eden Bosch Rexroth işyerinde baskılandırılmaya çalışılan Rexroth işçilerine. Onların da kazanmalarının yolu Birleşik Metal-İş’in davadan çekilmesinde değil, Birleşik Metal-İş’in Bosch Rexroth işyerindeki güvencesinden ve yapacağı bir dönemlik değil sürekliliği olan sözleşmelerden geçmektedir.

Birleşik Metal-İş olarak bize dayatılan Grup sözleşmesini reddederken gerekçelerimiz şunlardı:

  • Önerilen ücret zammı düşüktür.
  • Düşük ücretli işçilere hiçbir iyileştirme yapılmamaktadır.
  • İki yıllık yerine üç yıllık sözleşme düzeni ile düşük ücret sistemi kalıcılaştırılmakta, metal işçilerinin satın alma güçlerindeki erimeyi durdurma süreleri uzatılmaktadır.

Şimdi soruyoruz:

Satış sözleşmesini imzalayan mı yoksa greve çıkan mı haklı?

İmzalayan mı yoksa greve çıkan mı metal işçilerinin gerçek temsilcisi?

3 yıllık sözleşmeyi dayatanlara soruyoruz!

Önümüzü görmek istiyoruz diyordunuz! İşte önünüz: Giderek biriken işçi öfkesi ve patlaması! İşçilerin yoksullaşmasına çözüm üretmeden sadece süreyi uzatırsanız, tepkinin büyüyeceğini biz MESS ve hükümet yetkililerine söylemiştik.

Sarı sendikanın gardiyan olduğu işbirlikçi yapının hapishanesinde tutulmaya çalışılan metal işçilerine çağrı yapıyoruz:

KARDEŞLERİMİZ!

Grevlerimiz ile birlikte toplam 9 işyeri (15 fabrika), MESS üyeliğinden ayrılmış ve bu işyerleri ile yüzde 9,78 olan grup sözleşme zammının çok üzerinde zamlar alınmıştır. Bu zamlar yüzde 14 ile yüzde 22 arasında değişmektedir. bu rakamların dağılımları adil ve sözleşmeler 2 yıllık yapılmıştır ve diğer zam dilimlerinde de enflasyonun üzerinde ücret zamları alınmıştır. Hepsinde düşük ücretlilere iyileştirme yapılmıştır.

Buna ek olarak grevlerin yasaklanması ile işyerlerinin içine dönen kararlı mücadelemiz sayesinde çok sayıda işyerinde 2010-2012 sözleşmesindeki gibi grup toplu sözleşmesi üzerinde kazanımlar elde edilmiştir.

Bunlar, Birleşik Metal-İş üyesi metal işçilerinin grevler ve işyeri eylemleri ile grup toplu iş sözleşmesini yırtıp parçaladıklarının kanıtıdır.

Bunlar, işyerlerinin çoğunun MESS ile sarı sendika Türk Metal arasındaki anlaşmanın üzerinde ücret zamları yapabilecek durumda olduğunun kanıtıdır.

Metal işçileri Birleşik Metal-İş üyelerinin elde ettiklerine benzer kazanımları işyeri, işyeri elde edebilirler. Ancak dikkatli, örgütlü ve planlı davranarak.

Metal işçileri dikkatli olmalıdır. Karşılarındaki şer ittifakı yani MESS ve sarı sendika (Hükümet) ittifakı, işçi hareketine ve işçilere karşı acımasız bir ittifaktır. O nedenle çok iyi organize olmalılar, kitleselleşmeliler ve her türlü bedeli ödemeyi göze alarak sonuna kadar mücadele etmelidirler.

Metal işçileri örgütlü olmalıdır. İşyerlerinde komiteler kurarak, taleplerini ortaklaştırıp, kitleselleştirmeli ve işverenleri taleplerini kabul etmeye zorlayacak yol ve yöntemleri de belirlemelidir.

Metal işçileri planlı olmalıdır. Metal işçilerinin planı, işbirlikçi ve dayatmacı toplu sözleşme düzenini yıkarak, metal işçilerinin hak ve özgürlük mücadelesinin önünü açacak bir sendikal düzenin yani söz, yetki ve kararın kendilerinde olduğu bir sendikanın yani Birleşik Metal-İş’in saflarında birleşmektir. İşçilerin sendika seçme özgürlüğü önündeki fiili engelleri kaldırmanın ve işçilerin gerçek iradelerini ortaya çıkarmanın en demokratik yolu referandum yapmak ve referandum sonuçlarına saygılı olmaktan geçmektedir.”