Diyalog

Kategorilenmemiş 4 Yorum »

_Efendim biz Çocuk ve bilgi Güvenliği Derneğinden geliyoruz. Amacımız çocukları internet olsun, gerçek hayat olsun istismardan koruyup, erişkinleri bu konuda eğitmek.

_Ne istiyorsunuz?

_Sizin desteğinizi.

_Tam olarak ne istiyorsunuz?

_Para…

_Tamam ne kadar?

_……

_Başka ne istiyorsunuz?

_Kamuoyu yapmak istiyoruz.

_Haber getirin, hangi gazeteye çıkartalım söyleyin?

_Eeeee, konferanslar vereceğiz.

_Aşağıda bilmemkaçbin kişilik konferans salonu var, sizindir.

_Araba?

_Tamam.

_Eeee, başkaaaaa…

_Ünlü birini ayarlayalım, Beyaz, Tarkan kim olsun?

_Efendim sağolun yeter herhalde bize.

Soru:

Yukarıdaki diyalog hangi terör örgütü mensubu olmakla yargılanan kişi ile yapılmıştır?

Deniz Böyle Baksaydı

Kategorilenmemiş 1 Yorum »

Bu ülkenin bağımsız ve büyük bir ülke olmasını düşleyen son insanların fikir lideri Deniz Gezmiş (a.k.a anarşik), böyle bakabilmeyi becerecek altyapıya sahip olsaydı, şimdi Avrupa Birliği nasıl yapsak da Türkiye’yi birliğe soksak diye düşünüyor olacaktı.

Şimdi bir taraf vatan sevmekle, devrimi sevmekle, Mustafa Kemal’i sevmekle,  ulusalcı olmakla suçlanırken, diğer taraftan bulunabilen suçlar hırsızlık, sübyancılık gibi adi suçlar ancak. Keşke Deniz böyle bakabilseydi. Keşke bizim çocuklar da böyle bakabilseydi. Devrim öyle yapılmaz, böyle yapılır der gibi bakabilseydi.

Fethullah Gülen Türkiye’ye Gelecek Mi?

Kategorilenmemiş 11 Yorum »

Malum kendisine vize çıktı. Mevcut anayasal düzeni, “silahlı eylem” yapmaması sebep gösterilerek, bozmaya çalışmadığına hükmedildi. Gelecek mi?

Hayır.

Sizi yorumlardan da kurtarayım, sağlığı el vermez.

Bu arada Taraf gazetesi hakkındaki teorim doğru çıkıyor gibi, demek ki her paranoya saçma değilmiş. Zaman ile aynı matbaada basılması ve bir çok yazarın bu konuda bildiklerinin ufaktan dökülmeye başlaması buna örnektir. Açık Radyo’yu pek takan var mı bilemiyorum ama onun da Fethullah’çı altyapısı araştırılmalı.

Eşşek Gibi Anırmak

Kategorilenmemiş 14 Yorum »

Bütün iyi niyetiyle söyledi. Devrimler bir gecede herşeyi değiştirdiği için (language da demiş ama ben bu konuda eksiğim herhalde, devrimden önce başka bir dil mi vardı?) travma yaratmış.
Bu zihniyet o yıllarda işbirlikçi olarak işgal devletleri ile çalıştığından, devrimin travma yaratması normaldir. Türk Milletinin işgal altındaki travmasını anlayamazlar.
Aynı şahıs demiş ki, “Eğer beni eleştirenler Devrim Kanunları’nı okudularsa Meclis’in ortasında eşek gibi anırırım.” Ben bir eleştiren olarak Devrim Kanunlarını okuduğumu söyleyebilirim. İddiasının borcunu da peşinen aldığımız için şu an bir talebim yok kendisinden.

Cumhuriyet’ten Korkmak

Kategorilenmemiş 13 Yorum »

Dün gece şu “Atatürk’ü sevmiyorum” diyen türbanlı kızı seyrettim. Atatürk’ü sevmemek için çok önemli ve haklı bir sebebi olduğunu gördüm. Kafasındaki zindan, cehalet.

Üç beş cümlesinden sonra suratına yansıyan aptallığı hissediyorsunuz. İşgalciler kadınların türbanına el atınca “müslümanlar” kurtuluş savaşını başlatmış.  Tırnak içinde yazıyorum, çünkü bunun müslüman dediği kişiler işbirlikçiler aslında. Neyse, konuşması baştan aşağı cehalet ürünü olduğu için, neden televizyona çıkartılır, neden gündeme taşınır anlayamıyorum ve bu konuyu kapatıyorum. Karşımda bunları gevelese, elime Taraf gazetesi tutuşturmaya çalışana yaptığım gibi, “bi sitti git lan” derim geçerim.

Amma bunun okumuşu vardı asıl dünkü programda. Türbanlı bir yazar kadın, aynen şunları söyledi:

“İnsanlara Atatürk adına zulüm ederseniz, sevmezler tabi.” Zulüm dediği de şunlarmış:

“Atatürk istiyor aç başını, Atatürk istiyor namaz kılma, Atatürk istiyor orda çalışma”

Bunu bu türün okumuşu, yazarlık yapabileni söylüyor. Ancak ne var ki, ben kafamı nereye çevirsem kafasındaki zindanı örtmeye çalışan bir türbanı sarmalamış bunlardan, pis sakallı bol pantolonlu tipler görüyorum etrafta. Akmerkez’de, otobüs yolculuklarında, uçaklarda, Cuma günleri caddelerde namaz kılan insanlar görüyorum. En garibi de, bunların heryerde çalıştıklarını görüyorum. Bu kadın neden bahsediyor?

Ve son olarak, bu cinsin en gelişmiş modeline, bu sabah gazeteleri okurken rastladım. Engin Ardıç bugünkü yazısında (18/06/2008) aynen şöyle diyor:
“Fakat Çekoslovakya olduğu sürece lafı kolaydı da, Slovakya ayrılınca Çek Cumhuriyeti sorun oldu.
Bu devletin adı, tamam da, ülkenin adı nedir?
“Çekistan” diyorum, tuhaf tuhaf bakıyorlar.”

Bakarlar tabi, Çek Cumhuriyeti ülkenin adı. Cumhuriyeti. Česká Republika

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Log in